YouTube yorumları kapattı; peki ya videolar?








Türkiye'deki yaklaşık 50 milyon aktif sosyal medya kullanıcısının yüzde 92'si Youtube, yüzde 84'ü ise Instagram kullanıcısı olarak konumlanıyor.Çocukların sosyal ağlara erişiminin kolay olması sebebiyle internette çocuk güvenliği de giderek önem kazanıyor. Sosyal medya platformları da çocuk güvenliğini artırmak için yeni adımlar atıyor. 

Geçtiğimiz günlerde video paylaşım platformu YouTube aldığı karar ile küçük çocukların olduğu videolara yorum yapılmasını engelledi. Bu kararın alınmasındaki en büyük etken, çocuk istismarı yapan kişilerin bu videolara bıraktığı yorumlar oldu.
Yorumları devre dışı bırakmanın çocukları güvende tutmak için önemli olduğunu açıklayan YouTube, ilerleyen dönemde bu konudaki politikalarınıdaha da sıkılaştıracağını açıkladı. Ayrıca yapay zekâ kullanarak tüm bu denetimleri iyileştireceğini belirten şirket, çocuk istismarı sayılan içerikler sebebiyle reklam kaybına da uğruyor. Ancak binlerce videonun olduğu sosyal medya mecraları arasında tek sorumlu tabii ki YouTube değil.
Çılgınlık mı, cehalet mi?
Çocukların olduğu videoların yorumlarının kapatılması sadece iyi yönde atılmış bir adım. Ancak asıl önemli olan henüz reşit olmamış bu çocukların olduğu videolarının hâlen yayında olması. Sözünü ettiğimiz içeriklerin pek çoğunu da ne yazık ki ebeveynler üretiyor.
Sadece bu içerikler de değil video ve fotoğraf yüklenebilen tüm sosyal medya mecralarında sayısız çocuk fotoğrafı ve çocuklara yönelik uygunsuz içerik yer alıyor. Bu fotoğraf, video yayınlama trendi öyle bir noktaya geldi ki çocuklarının fotoğrafları üzerinden takipçi kazanarak bunu iş haline getiren anne bloggerlık bir dönem marifet sayıldı. Sosyal medyayı kullanma konusunda sınır tanımayan bazı insanlar sayesinde ise bebeklerin anne karnından çıktığı dakikaya bile şahit oluyoruz. Belgesel tadında herkese açık hayatlarımız oldu ve bunlarla yaşıyoruz. Birkaç yıl içinde yetişkin olacak bireyler hakkında sosyal medyada arama yaptığımızda anne karnındaki ultrason görüntüleri dahil her şeye ulaşabileceğiz. Peki bu çılgınlık mı, cehalet mi yoksa normal mi? Bunu zaman gösterecek ama daha sıkı tedbirler alınmaz ise bu işten çocukların zararlı çıkacağı da bir gerçek.
Sosyal medya çocuk gelişimini etkiliyor
Sosyal medyanın çocuk gelişimine etkileri konusunda yapılmış çalışmalar ne yazık ki çoğunlukla olumsuz sonuçlarla ilişkili. Bilimsel bir dergi olan Pediatri 'de yeni yayınlanan ve Liverpool Üniversitesi'nden bilim insanlarınca yapılanbir başka araştırma ise sosyal medyanın çocukların sağlıksız gıda tüketimleriüzerindeki olumsuz etkisini bir defa daha kanıtladı. Araştırma bulgularısağlıksız yiyecek pazarlanmasında, vlogger'ların İnstagram sayfalarıaracılığıyla, çocuklarda sağlıksız yiyecek tercihini artırdığını gösteriyor. Araştırmada yer alan ve sağlıksız gıda fotoğraflarına maruz kalan çocukların bunları, yüzde 32 daha fazla yediği saptanmış.
Özetle neresinden bakarsak bakalım sonuçlar çocuk gelişimi açısından olumsuz. Fakat bunu yapan sadece sosyal medya mecralarının algoritmalarıdeğil. Çünkü o algoritmalar neticede insan davranışları analizleri üzerine kurulu. Dolayısıyla eğer siz sağlıksız atıştırmalık pazarlıyorsanız, bu araştırmadan sonra büyük ihtimal ile bir vlogger ile anlaşıp sağlıksız olan ürününüz için reklam çalışması yapacaksınız demektir. Belki de bu noktada kanun koyucuların düzenleme yapması sosyal medyada ticari faaliyetlere uygun yaptırımlar getirmesi gerekiyor.
Dijital okuryazarlığın yeterli olmadığı ülkemizde bu daha da büyük bir sorun haline gelebilir. Eğitimciler hâlâ çocuklara dijitalden uzak durmalarını söyleye dursun, onlara aynı keyfi verecek başka güvenli içerikler oluşturulmadığısürece bu nafile bir çaba olarak kalacak düşüncesindeyim.

Kaynak:Hürriyet, Serap TORUN


Yorumlar